• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size
  • default color
  • blue color
  • green color

Güven Koleji

Kısa Kısa

---Güven Koleji okul başkanlığına 7C sınıfından Alime Ahsen YILDIRIM seçildi.
*
*
--- Hafta içi ve cumartesi etüt çalışmalarımız başladı.
*
*
--- Camridge sınavlarına hazırlık İngilizce kurslarımız 7 Kasım Cumartesi günü başlıyor.
*
*
--- “Televizyonsuz Bir Gününüz Olsun” kampanyamıza velilerimizin yoğun ilgisine teşekkürler…

Ana Sayfa arrow Rehberlik arrow Gelişim Dönemleri
Gelişim Dönemleri PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 23 Nisan 2008
Okunma Sayısı: 814

1.,2.,3. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ


Etkinlikler:
a. Bu dönemde, çocuk çok etkin ve hareketlidir. Her an bir şey yapmak ister; sakin ve sessiz durmaktan hoşlanmaz. Herhangi bir iş görürken bütün bedenini birden hareket ettirmek eğilimindedir. Davranışlarını kontrol altına almada güçlük çeker.
b. El işlerinde henüz beceriksiz ise de bir gün kâğıt kesmekten ve yapıştırmaktan, resim yapmaktan, makas, çekiç, testere gibi aletleri kullanmaktan hoşlanır. Erkek çocuk daha çok marangozluktan, birbirlerine eklenip çözülebilen maden ve tahtadan yapılmış yapıcılık oyun malzemesinden zevk alır. Henüz küçük kaslar ve el becerileri yeterli derecede gelişmemiş olduğu için bu çağda yapılan işler kaba saba olur. Çocukta ince ve düzgün iş beklenmemelidir.
c. Bu dönemde ev dışı oyunlarının büyük bir önemi vardır. Çocuk, özellikle, hareket ve etkinliği gerektiren oyun ve eğlencelerden hoşlanır. Yeni beden becerileri kazanmaya çalışır. Ağaca tırmanmaktan, ip atlamaktan; top, seksek ve bilye oynamaktan; kar ve buz üzerinde kaymaktan zevk alır. Çeşitli alanlarda arkadaşları ile yarışır. Koşmak, atlamak ve zıplamak, oyun zamanının büyük bir kısmını alır.
d. Çocuklar ritmik oyunlardan, ayaklarını müziğe uydurup dans etmekten, şarkı ve müzikli oyunlardan hoşlanırlar. Bu etkinlikler kız çocuklarını daha çok ilgilendirir.
e. Yeni tecrübelere girişmekten, hareket ve etkinlikte bulunmaktan çok hoşlanan bu çocukların fazla atılgan davranmaları ve başlarından büyük işlere girişmeleri mümkündür.

Sağlık Durumu:
f. Başlangıçta uyku ihtiyacı ortalama 11 saat iken, bu dönemin sonuna doğru 10 saate düşer. Gün ortasındaki uykudan artık vazgeçilirse de çocuğun bir dinlenme zamanına ihtiyacı vardır.
g. Özellikle boyu hızla uzayan çocuklarda bu çağda kambur durma eğilimi belirir. Beden çarpıklıklarını önleme bakımından, okulda öğrencileri sağlıklı oturma ve çalıştırma tedbirleri alınmalıdır.
h. Çocuklar, genel olarak, bedence kuvvetli ve sağlıklıdırlar. Gerçi kızamık, suçiçeği, kabakulak gibi bir takım bulaşıcı çocuk hastalıklarına tutulursa da, iyi bakılacak olurlarsa, bunlar önemli bir arıza bırakmadan geçer. Öksürük, bronşit gibi solunum hastalıkları, özellikle 6 yaşındaki çocuklarda daha çok görülür.
i. Çocuk, kendi sağlığını koruma işinde bir takım sorumlulukları üzerine alabilir. Kendi havlusunu ve bardağını kullanmayı, dışarı çıkarken havaya göre giyinmeyi, kalem veya parmağını ağzına sokmamayı, öksürüp aksırırken mendille ağzını kapamayı, bulaşıcı hastalıklara karşı korunmayı ve bu hastalıkların yayılmasını önlemek hususunda kendine düşeni yapmayı öğrenebilecek durumdadır.
j. Bu çağda beden sağlığı ile düşünme gücü arasında sıkı bir ilişki vardır. Çocuğun okuldaki başarısı geniş ölçüde sağlık durumuna ve beden enerjisine bağlıdır. Bunun için sağlığına ve iyi beslenmesine dikkat edilmelidir.



ZİHİN GELİŞİMİ

1. Yetenekler:
a. Bu çağda, çocuğu zihin gücü ve belleği bir hayli gelişir. O, dikkatini daha uzun süre aynı konu üzerinde tutabilir.
b. Çocukta henüz somut düşünme tarzı hâkimdir. Çocuk, duyuları ile düşünür; ancak gözlemler ve deneyler sonunda birtakım hükümlere varır. Bundan ötürü ilk dönemde sınıf çalışmaları, çocuğun duyularını harekete geçirmeli, okulda yaparak ve yaşayarak öğrenme ilkesine yer verilmelidir. Bununla beraber bu çağın sonuna doğru çocuk dinleyerek ve okuyarak da bir şeyler öğrenebilecek duruma girer.
c. Bu çağda çocuk çevresini toptan algılar. Gördüğü şeyleri çözümleyemez. Onda henüz mantıklı ve soyut düşünme yeteneği gelişmemiştir. Bunun için o, bilimsel mantığa göre sınıflandırılmış konuları kavrayamaz. Özellikle bu dönemde doğru öğretim, en uygun bir öğretim sistemidir.
d. Yedi yaşındaki çocuk, oyun çağına göre daha gerçekçidir. Temsili etkinlikten, hayali oyunlardan zevk almaya devam ederse de, artık yavaş yavaş hayal ve gerçeği birbirinden ayırmaya başlar ve gerçeği öğrenmek ister. Bununla beraber henüz duyguları düşüncesine hakimdir. His ve heyecanlarının etkisinde kalarak yargılara varır. Olayları objektif olarak eleştirme gücünü kazanmamıştır. Sık sık kendini över. Ancak, bu çağı sonunda yavaş yavaş kendi kusurlarını görmeye ve kendini objektif olarak değerlendirme gücünü kazanmaya başlar. Zeki bir çocuk, daha erken kendi kendisini eleştirme yeteneğini kazanır.
e. Bu çağın başlangıcında zaman kavramı çok sınırlıdır. Çocuklar, ilerisi için plan yapamaz, zamanlarını ayarlayamazlar. İkinci sınıfta zaman kavramı gelişmeye başlar. Dönemin sonuna doğru da yemek zamanını, ders yılının başını ve sonunu, haftanın günlerini kavrar duruma girerler. Tarihi fikri gelişir. Öğrenciler çok eski çağlardaki insanların yaşayış tarzlarını merak etmeye başlarlar.
f. Çocuklar, ikinci ve üçüncü sınıfta mizahtan anlamaya başlarlar. Birbirlerine bilmeceler söylemekten, şaka yapmaktan hoşlanırlar. Bununla beraber, kendilerine yapılan şakalara tahammülleri azdır.
g. Bu dönemin başında çocuğun yaptığı resimler varlıkların kendilerine benzemeye başlar. Artık çocukların, neyin resmini yaptıkları anlaşılır. Ancak, bu dönemde çocuk resimlerinin önemli bir niteliği, bunların görüldüğü gibi değil, bilindiği gibi çizilmesidir. Mesela, bir kumbara içindeki paralar resimde görünür. Yapılan resimlerin oranları gerçeğe uymaz, çizilen adam resmi evden daha büyük olabilir. Bu dönemin sonuna doğru resimlerde daha çok ayrıntılara yer verilebilir ve bunlar gerçeği daha iyi yansıtır.
h. Bu çağda, çocuk para ile ilgilenmeye başlar. Ona paranın değeri, ne işe yaradığı ve nasıl sayılacağı öğretilmelidir. Bunun için haftalık harçlık vermeye başlamak iyi bir tedbir olur. Böylece, çocuk alışveriş etmeyi de öğrenebilir. Ufak tefek iş görüp para kazanmak imkanını elde edebilirse, bundan hoşlanır. Bu, ayrıca, çocuk için paranın değerini anlama bakımından anlamlı ve yararlı bir tecrübe olur.
i. Çocuk,bu çağın başında, sayıları kavramaya başlar, yüze kadar sayabilir. İkişer ikişer, beşer beşer, onar onar da saymayı öğrenebilir. Daha sonra basit toplama ve çıkarma hesapları yapabileceği gibi, yarım, üçte bir, dörtte bir kavramları ile de bazı basit işlemleri yapabilir duruma gelir.
j. Ancak, hesap öğretiminde işlemlere geçmeden önce, çocukların temel sayı kavramlarını geliştirmelerine, bunu için gerekli alıştırmaları yapmalarına önem verilmelidir. Bu yapılmadıkça, sayı kavramları ve işlemler, anlaşılmadan ezberlenen sözlü beceriler olarak kalır.

2. Dil Gelişimi:
a. Bu dönemde, dil çok zenginleşir. Çocuk şaşılacak derecede çok kelime öğrenir.
b. Ortalama olarak 6 ve 7 yaşındaki çocuk okuma ve yazma öğrenmeye hazır duruma girer. Bunu için, hemen bütün dünya ülkelerinde bu yaşlar okumaya başlama çağı olarak kabul edilmiştir. Bu yaştaki çocukların çoğunda, okuma ve yazmaya karşı ilgi uyandığı gibi, bu işleri kavrayabilecek düşünme ve görme güçleri gelişmiştir. Birinci sınıfta okuma ve yazmayı öğrenmeyen çocukların büyük bir kısmı, ikinci sınıfta bunu başarabilirler.
c. Çocukta toptan görüş hakimdir. Bunun için, okuma ve yazma öğreniminde harflerden başlamak yerine çocuk için anlam taşıyan küçük cümle ve kelimelerden başlamak daha uygun olur. Başlangıçta çocuk için cümle içindeki sözcükleri ayırmak, özellikle bir kelimedeki harfleri soyutlamak çok güç gelir. Harfler yerine anlamlı kısa cümle veya sözleri okuyup yazmak daha ilgi çekici olduğu gibi bu metot çocuklara yazılı sembollerin bir anlama bağlı olduğu fikrini daha iyi kavratır. Böylece, onların ileride daha hızlı ve anlamlı okuma alışkanlıklarını kazanmalarına iyi bir zemin hazırlamış olur.
d. Çocukların, okuma ve yazmayı kolaylıkla öğrenebilmeleri için kendilerine söylenen sözleri sadece işitip anlamalı yetmez. Sözcüklerin fonetik yapısını kavramaları, bunu meydana getiren sesleri çözümleyebilmeleri de gerekir. Harf seslerini soyutlamak güç bir iştir. Böyle bir çözümleme, yazılı kelimenin hece ve harfleri çözümlenmesinden daha zordur. Çocuğun okuma mekanizmasını kavrayabilmesi için, kelimelerin bütünü içinde hece ve harf seslerini ayırt edebilmesi ve sonra da harf seslerini yazılı harf şekline bağlayabilmesi gerekir. Bu bakımdan okuma ve yazma öğreniminde çözümleme safhasına geçerken telâfuz alıştırmalarına da zaman zaman yer verilmelidir.
e. Bu dönemin sonunda, çocuk yalnız başına okuma alışkanlığını alabilir. Onun sessiz okuması, sesli okumasına nazaran, daha süratlenir. Genel olarak kızlar okumada, erkekler ise hesapta daha önde giderler.
f. Yapılan araştırmalar, bu çağı sonuna doğru çocukların bir yabancı dili öğrenmeye hazır olduklarını göstermektedir.
3. İlgiler:
a. Bu çağda temsil oyunlarına ilgi devam eder. Çocukların bu oyunlarda günlük tecrübelerinin, okudukları veya dinledikleri masal ve hikayelerin etkisi görülür.
b. Çocuklarda, bir çocuk temsilini veya filmini başından sonuna kadar seyredebilecek kadar sürekli dikkat yetisi gelişmiştir. Onların, hayvanlarla ilgili şarkılı ve sözlü temsil ve filmlerden hoşlandıkları görülür.
c. Bu çağın sonuna doğru kız ve erkek çocukların oyunları ve ilgileri başlar. Kızlar, büyükler gibi giyinip evcilik, okulculuk gibi oyunlardan hoşlanırlar. Erkek çocuklar ise arabacılık, şoförlük, pilotluk, askerlik ve hırsız polis oyunlarını tercih ederler.
d. Bu çağda, böcek ve hayvanlara karşı büyük bir ilgi görülür. Çocuklar hayvanat bahçesi ziyaret etmekten hoşlanırlar. Evde hayvan beslemek isterler, ama henüz bunlara bakmanın bütün sorumluluğunu yüklenemezler.
4. Moral Gelişimi:
a. Çocukta, iyilik ve kötülük kavramları önce ana babanın beğendiği ve beğenmediği davranışları ile ilgili olarak gelişir. Bu davranış, ana- babanın beğenip beğenmemesine göre iyi veya fena sayılır. Ancak bu çağda iyilik ve kötülük kavramları daha genişler ve genelleşir. Çocuk, “Söz dinlemek ve yardım etmek iyidir”, “Başkalarına zarar vermek fenadır” gibi bir takım değer yargılarına varabilir. Bu dönemde, hangi davranışların doğru, hangilerinin yanlış olabileceğini çocuklarla tartışmak yararlı olur.
b. Çocuklar, davranışlarını büyükler tarafından beğenilmesine önem verirler, bunların daima doğru ve iyi olarak değerlendirilmesini isterler. Yanılmak, kusurlu görülmek onları çok endişelendirir.
c. Çocuklarda, bu mektubu postalamak, çarşıda alışveriş yapmak gibi işleri başarabilecek kadar sorumluluk duygusu gelişmiştir.
d. Her zaman tam güvenilmemekle beraber, çocuklar, evde sofra kurmak, bulaşık yıkamak ve kurulamak, yatakları yapmak, odalarını toplu tutmak gibi alışkanlıkları kazanabilirler.

C. DUYGUSAL ve SOSYAL GELİŞİM:
1. Duygusal Durum:
a. Çocukların en önemli duygusal ihtiyaçları sevilmek, beğenilmek, benimsenmek ve değer verilmektir. Anneleri, öğretmenleri ve başka yetişkinler tarafından ne kadar ilgi ve şefkatle muamele görürlerse, ruh sağlıkları o kadar yerinde olur.
b. Evde olsun, okulda olsun, çocukta ilgi merkezi olmak istediği kuvvetlidir. Evde, ana babanın, okulda öğretmenin sevgisini paylaşmak ona zor gelir.
c. Evde veya okul hayatındaki baskılar ve gerginlikler sonucu olarak, çocukta yalan söyleme, kopya etme, başkalarına ait eşyayı alma olaylarına rastlanır. Aynı sebeplerle çocukta parmak emme, tırnak yeme, yüzde tikler gibi haller de meydana gelebilir.
d. Başarılı olmak ihtiyacı kuvvetlidir. Bu yaştaki çocukların, gerçek başarılar elde edemedikleri zaman, hayali başarılarla övündükleri görülebilir.
e. Bu dönemde çocuklar çeşitli duyguların etkisi altındadır. Korku, öfke, kıskançlık, neşe, sevgi gibi birçok duygular birbiri ardına çocuğun günlük hayatını doldurur; duygusal halleri çabuk değişir.

Korkuların konusu çok kere cin, cadı, hortlak, şeytan gibi hayal mahsulü şeylerdir. Çocuklar bunların karanlık yerlerde, kapalı odalarda bulunduklarına inandıklarından, karanlıktan, bodrumdan, tavan arasından ürkerler. Ana babaları veya arkadaşları tarafından sevilmemekten, annelerini kaybetmekten, okula geç kalmaktan veya ödevlerini yetiştirememekten korkarlar. Anlatılan masallar ve hikayeler, okunan kitaplar, görülen film ve temsiller, bu korkuların kaynağı olabilir. Bu dönemin sonuna doğru genel olarak korkular ve endişeler azalır.

2. Arkadaşlarla İlişki:
a. Bu çağda çocuklar grup veya takım halinde oynamak gücünü kazanırlar. İşbirliği isteyen etkinliklere girişir ve 7 – 8 kişilik gruplar içinde uzun süre oynayabilirler, futbol, voleybol gibi oyunlardan hoşlanırlar. Fakat bu oyunları bütün kurallarına uyarak değil, kendilerine mahsus şekilde oynarlar. Pek karmaşık oyun kurallarına henüz uyamazlar.
b. Bu dönemde, arkadaşlıklar kısa sürelidir, yani çabuk değişir, birtakım darılmalar ve barışmalarla devam eder. Bununla beraber, arkadaşlık, hayatlarının önemli bir yanıdır.
c. Çocuk, arkadaşlarıyla, zaman geçtikçe daha iyi geçinme gücü kazanır, daha az kavga eder ve daha az ağlar. Bu haksızlığa uğradığı zaman anneye, öğretmene gitmeyi ve kendi hakkını korumayı öğrenebilir. Onda arkadaşlarını hakkını korumaya doğru da bir duyarlılık gelişir.
d. Bu dönemin başında kız ve erkek çocuklar birbiriyle oynamaya devam ederlerse de genel olarak en yakın arkadaşlarını gene kendi cinslerinden seçerler. Bu çağın sonuna doğru kız ve erkek çocukların ilgileri ve oyun etkinlikleri ayrılmaya başlar. Kızlar ve erkekler ayrı gruplar halinde birbirlerinin karşısına çıkar ve aralarında tartışmalar ve anlaşmazlıklar olabilir.
e. Bu çağda arkadaşlar arasındaki anlaşmazlıklar daha çok sözle giderilmeye çalışılırsa da, bazen çocukların beden güçlerini kullanmaya başvurdukları da olur. Özellikle erkek çocuklar arasında tekme ve yumruk kavgaları görülür.
f. Giyim, konuşma ve zevk bakımından çocuk arkadaşlarını taklit eder. Ama onlarla çeşitli alanlarda rekabete de girişir. Çocukta sosyal yönden prestij kazanmak amacıyla güç gösterilerine, eşyaları veya aileleriyle övünme hallerine rastlanır. Erkek çocuk, genellikle, kuvvetli ve iri olmakla övünür.
g. Bu çağdaki çocuklar, arkadaşları arasında fakir – zengin ayrılığı, sosyal durum farkı gözetmezler. Fakat bu çağın sonunda aralarında öyle bir grup duygusu gelişebilir ki , onların başka sınıf, başka okul veya başka mahalle çocuklarına karşı cephe aldıkları görülebilir.
h. Çocuklar yaşıtlarının duygu ve düşüncelerinin farkında olmaya ve bunlara önem vermeye başlarlar. Bazen arkadaşları tarafından sevilmeme endişesine düşebilirler. Bu dönemde, onlar büyüklerinin mihver olduğu bir alemden, yaşıtların mihver olduğu bir aleme geçişi başarmak zorunda, büyüklere iyi görünmek yanında arkadaşlarına da kendilerini beğendirmek ihtiyacındadırlar.
3. Aile İlişkileri:
a. Bu çağdaki çocuk, ana ve babasına karşı birbirine zıt toplumsal tepkiler gösterir. Bazen aile büyüklerine karşı isyancı bir tavır takınır, yaramazlık, haşarılık eder, bazen de çok saygılı ve duygulu olabilir.
b. Çocuk, çoğu zaman, kişiliğini gösterme, bağımsız olabilme çabasıyla inatçılık, itaatsizlik ve dik başlılık eder. Büyüklerinin kendisine haksızlık ettiklerinden, çok sert olduklarından yakınır.
c. Bununla beraber, o hâlâ büyüklerinin her şeyi daha iyi bildikleri ve yaptıkları kanısındadır. Çok kere ana babasını kendisine örnek kişi olarak seçer, onların davranışlarını taklit eder ve düşüncelerini benimser.
d. Günün önemli bir kısmını okulda geçirmesine rağmen, çocukta, ana baba sevgisi ve ilgisine olan ihtiyaç hemen hemen okul öncesi çağındaki kadar kuvvetlidir. Ana ve babası tarafından başarısına ilgi gösterilen çocuğun, arkadaşlarına göre daha iyi geliştiği görülür.
4. Öğretmen ve Başka Büyüklerle İlişkiler:
a. Bu dönemin başında, çocuk öğretmenine büyük bir hayranlık duyar ve kendini beğendirmek için elinden geleni yapar. Çocukların hemen hepsi, güler yüzlü, kendilerini koruyan öğretmen tipini tercih ederler. Onlar için öğretmen, okulda ana babanın yerini tutan kişidir.
b. Bu yaştaki çocuklar arasında sık görülen “müzevirlik” ve arkadaşlarını şikayet etme halleri, çok kere öğretmenin ve yetişkinlerin ilgisini çekmek veya onların değerler sistemini benimsediklerini ispatlamak gayreti ile yapılır.
c. Yetişkinlerin tenkitleri çocuklara çok dokunur. Alay ve aşırı şakalara alındıkları görülür.
d. Genel olarak, çocuklar yetişkinlerin davranış standartlarını benimsemiş durumdadırlar. Onlara göre neyin doğru, neyin yanlış olduğu konularında büyükler en üstün otorite sayılır. Çocuklar arasında bir değerler sisteminin gelişmesi belirtilerine ancak bu dönemin sonunda rastlanır.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 23 Nisan 2008 )
 

Atatürk Köşesi

Beyaz Bayrak

12 Dev Adam

Ziyaretçi Defteri

Öğrenci Bilgi Sistemi


Giriş için tıklayınız

2009 SBS Sonuçları

Aylık Yemek Listemiz